Blog Nedir? Blog ile Web Sitesi Farkı ve Blog Türleri

Blog, yazıların en yenisi en üstte olacak şekilde tarih sırasıyla yayımlandığı, düzenli güncellenen bir web sitesi ya da bir web sitesinin bölümüdür. Kişisel bir günlük, bir hobi defteri ya da bir şirketin uzmanlık alanını anlattığı yazı arşivi olabilir. Onu sıradan bir siteden ayıran şey biçimden çok ritimdir: blog yeni yazılarla büyür.
Weblog'dan blog'a: kelimenin hikâyesi
Blog kelimesi İngilizce weblog sözcüğünün kısalmış halidir; "web" ile "log" (seyir defteri, kayıt) kelimelerinin birleşimidir. 1990'ların ortasında bazı kişiler kişisel sitelerinde gezdikleri ilginç sayfaları kısa notlarla, tarih sırasına göre paylaşmaya başladı. Bu sayfalara 1990'ların sonuna doğru weblog denmeye başlandı; kısa süre sonra kelime "we blog" (biz blog yazıyoruz) şakasıyla ikiye bölündü ve geriye blog kaldı.
İlk bloglar elle kodlanan sayfalardı. 1999'da Blogger gibi hizmetlerin çıkması, kod bilmeyen birinin de birkaç tıklamayla yazı yayımlayabilmesinin yolunu açtı. 2003'te ilk sürümü yayımlanan WordPress ise zamanla hem blogların hem de pek çok kurumsal sitenin altyapısı haline geldi.
Bu kökten türeyen birkaç terim sık karışır:
- Blogger, blogcu: Blog yazan kişi. Google'ın ücretsiz blog hizmetinin adı da Blogger olduğu için bağlama dikkat etmek gerekir.
- Blogging: Blog yazma işi; içerik planlamaktan yazmaya, yayımlamaktan okurla yazışmaya kadar bütün süreç.
- Blog yazısı ya da blog postu: Blogdaki tek bir tarihli içerik. Post kelimesinin farklı bağlamlardaki anlamlarını post ne demek yazısında topladım.
- Vlog: Videoyla tutulan blog. Mantık aynıdır, yazının yerini video alır.
Bir siteyi blog yapan özellikler
Tasarımlar çok değişse de bloglar aşağı yukarı aynı yapı taşlarını paylaşır:
- Ters kronolojik akış: Blog sayfasında en yeni yazı en üsttedir.
- Tarih ve yazar bilgisi: Her yazının ne zaman ve kim tarafından yayımlandığı görünür.
- Kategori ve etiketler: Yazılar konulara göre gruplanır, okur ilgilendiği başlıktaki diğer yazılara kolayca geçer.
- Yorum alanı: Okurun yazara ve diğer okurlara cevap verebildiği bölüm. Her blogda açık olmak zorunda değildir.
- Arşiv ve abonelik: Eski yazılara aya ya da konuya göre ulaşma, RSS ya da e-posta bülteniyle yeni yazılardan haberdar olma imkânı.
Görünüm olarak da çoğu blog benzer bir düzen izler: üstte menüsü olan bir başlık alanı, ortada yazı listesi ya da yazının kendisi, yanda ya da altta kategoriler ve son yazılar, en altta gizlilik politikası ve iletişim gibi bağlantıların bulunduğu alt bilgi.
Blog ile web sitesi arasındaki fark
Her blog bir web sitesidir ama her web sitesi blog değildir. Bir kurumsal sitenin "Hakkımızda", "Hizmetler" ve "İletişim" sayfaları sabittir, yıllarca aynı kalabilir. Blog ise sürekli yeni içerik eklenen kısımdır. Pek çok işletme ikisini birleştirir: sitenin ana sayfaları sabit durur, /blog adresinin altında düzenli yazılar yayımlanır.
| Ölçüt | Blog | Kurumsal web sitesi |
|---|---|---|
| Güncellenme | Düzenli, yeni yazılarla | Seyrek, gerektiğinde |
| İçerik birimi | Tarihli yazı | Zamandan bağımsız sayfa |
| Sıralama | Yeniden eskiye | Menü hiyerarşisine göre |
| Okurla ilişki | Yorum, abonelik, paylaşım | Çoğunlukla iletişim formu |
| Temel amaç | Bilgi vermek, ilgi ve güven kazanmak | Firmayı, ürünü ya da hizmeti tanıtmak |
Kişisel günlükten şirket bloguna: blog türleri
- Kişisel blog: Yazarın deneyimlerini, düşüncelerini, gezilerini paylaştığı blog. Konu sınırı yoktur.
- Niş blog: Tek bir konuya odaklanır: yemek tarifleri, bahçecilik, fotoğraf makineleri, kişisel finans gibi. Neyin uzmanı olduğu hem okur hem arama motoru için açıktır.
- Kurumsal blog: Bir şirketin kendi sitesinde sektörüyle ilgili bilgi verdiği, müşterilerinin sorularını yanıtladığı bölüm.
- Haber ve dergi tipi blog: Birden çok yazarın düzenli olarak içerik ürettiği, kategorilere ayrılmış büyük bloglar.
- Mikroblog: Kısa gönderilerin akış halinde paylaşıldığı biçim. X ve Tumblr bu fikrin bilinen örnekleridir.
- Portföy blogu: Tasarımcının, fotoğrafçının ya da yazılımcının işlerini ve çalışma süreçlerini anlattığı blog.
Bir işletme blog tutarak ne kazanır
İnsanlar Google'a çoğu zaman bir ürün adı değil, bir soru yazar: "kombi neden su akıtır", "yapay taş mutfak tezgâhına uygun mu" gibi. Hizmet sayfaları bu sorulara cevap vermek için tasarlanmaz; blog yazıları ise tam olarak bu iş için vardır. İyi tutulan bir kurumsal blogun işletmeye kazandırdıkları şunlardır:
- Arama görünürlüğü: Her iyi yazı, sitenin yeni bir soruyla bulunabilmesi için ayrı bir kapıdır.
- Güven: Konusunu sade ve dürüst anlatan bir firma, teklif istenmeden önce bilgisini göstermiş olur.
- Tekrarlanan sorulara kalıcı cevap: Müşterilerin telefonda en çok sorduğu konular bir kez yazılır, defalarca kullanılır.
- Sosyal medya için kaynak: Paylaşılabilecek ve ziyaretçiyi siteye taşıyacak içerik birikir.
- Hizmet sayfalarına yol: İlgili yazılardan hizmet sayfalarına verilen iç bağlantılar, okuru bir sonraki adıma yönlendirir.
Bunun bir şartı var: yazıların gerçekten okur için yazılmış olması. Başka sitelerden derlenmiş, anahtar kelimeyle doldurulmuş ya da toplu halde üretilip denetlenmeden yayımlanmış yazılar Google'ın faydalı içerik yaklaşımıyla ve spam politikalarıyla ters düşer. Son yazısı yıllar önce yayımlanmış bir blog da ziyaretçiye "bu firma hâlâ çalışıyor mu" sorusunu sordurur. Az ama dolu yazı, çok ama boş yazıdan iyidir. Okura gerçekten yarayan bir yazının nasıl kurulduğunu SEO uyumlu makale nasıl yazılır başlıklı yazıda adım adım anlattım.
Blogdan para kazanılır mı
Kazanılır ama hızlı değil. Bir blogun gelir getirmesi için önce okur toplaması, bunun için de uzun süre düzenli ve özenli yazı üretilmesi gerekir. Yaygın yollar şunlardır: Google AdSense gibi reklam ağlarıyla reklam göstermek, satış ortaklığı (affiliate) bağlantılarıyla ürün önermek, e-kitap ya da kurs gibi kendi dijital ürününü satmak ve sponsorlu içerik yayımlamak. Sponsorlu yazılarda ve satış ortaklığı bağlantılarında bunu okura açıkça belirtmek, bağlantılara da rel="sponsored" eklemek gerekir.
İşletmeler içinse blogun getirisi dolaylıdır: blog doğrudan para kazanmaz, müşteri getirir.
Blog açmaya karar verdiyseniz ilk seçim
İlk karar, ücretsiz bir platformda mı yoksa kendi alan adınız ve barındırmanızla mı başlayacağınızdır. Ücretsiz platformlar denemek için uygundur; uzun vadeli bir marka için kendi adresiniz daha sağlam bir temeldir. Hangi platformun neyi sunduğunu ve kurulumun adımlarını ücretsiz ve ücretli blog açma rehberinde ayrıntılı anlattım. WordPress'le ilerleyecekseniz WordPress'in ne olduğunu önceden bilmek de işinizi kolaylaştırır.
Blog yazmaya yeni başlayanlar ne soruyor
Blog yazmak için bir konuda uzman olmak gerekir mi?
Gerekmez. Yaşadığınız bir deneyimi, öğrenmekte olduğunuz bir konuyu ya da işinizde her gün karşılaştığınız durumları anlatmak da değerli bir blog çıkarır. Sağlık, hukuk ve finans gibi okurun kararlarını doğrudan etkileyen konularda ise yazarın gerçek bilgi ve yetkinliği çok daha fazla önem taşır.
Bir blog ne sıklıkla güncellenmeli?
Herkes için geçerli bir sayı yok. Önemli olan sürdürebileceğiniz bir ritim bulmaktır. Birkaç ay boyunca hızla yazıp sonra bırakmak yerine daha seyrek ama düzenli yazmak hem okur hem de blogun kendisi için daha iyidir.
Blog sitenin içinde mi olmalı, ayrı bir adreste mi?
Google iki yapıyı da işleyebildiğini belirtiyor. Yine de çoğu işletme için blogu ana alan adının altında bir klasörde (alanadi.com/blog) tutmak daha pratiktir: tek panelden yönetilir, marka tek çatı altında kalır, yazılardan hizmet sayfalarına bağlantı vermek kolaylaşır.
Blog yazılarında görsel kullanmak şart mı?
Şart değil ama konuyu açıklayan bir fotoğraf, ekran görüntüsü ya da şema okumayı kolaylaştırır. Kendi çektiğiniz ya da kullanım hakkına sahip olduğunuz görselleri seçin, dosyaları küçültün ve her görsele ne gösterdiğini anlatan bir alternatif metin yazın.
Sitenize bir blog bölümü eklemek ya da var olan blogunuzu daha okunur ve düzenli bir yapıya kavuşturmak istiyorsanız, bunu web tasarım çalışmasının bir parçası olarak birlikte planlayabiliriz.


